Tanım
Anadolu’nun bereketli buğdaylarından yapılan unun, köylerdeki taze yumurtalarla buluştuğu Kars Eriştesi, sadece bir makarna türü değil; sabır ve el emeğiyle dokunan bir mutfak kültürüdür. Fabrikasyon ürünlerin aksine, Kars’ın köylerinde kadınların bir araya gelerek imece usulüyle hazırladığı bu geleneksel lezzet, hamurunun kıvamından kesim şekline kadar her aşamasında doğallığı barındırır. Bol yumurtalı içeriği ve sert buğday unu sayesinde pişerken asla hamurlaşmayan, diri ve dolgun yapısıyla sofralara doyurucu bir alternatif sunar. Geleneksel yönteme sadık kalınarak hazırlanan eriştelerimiz, kapalı fırınlarda değil, temiz yayla havasında ve güneşin altında doğal yollarla kurutulur.
Kars eriştesini özel kılan en önemli unsurlardan biri, kurutma aşamasında kazandığı o kendine has hafif kavruk kokusu ve dokusudur. Hiçbir koruyucu, renklendirici veya yapay katkı maddesi içermeyen bu doğal ürün, yüksek protein değeriyle özellikle gelişme çağındaki çocuklar ve sağlıklı beslenmeyi tercih eden yetişkinler için eşsiz bir besin kaynağıdır. Mutfağınızda sadece klasik bir ana yemek olarak değil, Kars’ın meşhur yeşil mercimekli erişte çorbasında veya tereyağıyla kavrularak hazırlanan pilav üstü sunumlarda da bu farkı net bir şekilde hissedebilirsiniz.
Ürünün tazeliğini ve o meşhur çıtırlığını koruması için saklama koşullarına dikkat etmek gerekir. Kars eriştesini doğrudan güneş almayan, serin ve nemden uzak bir yerde, tercihen bez torbalarda veya cam kavanozlarda muhafaza etmelisiniz. Doğal yöntemlerle kurutulduğu için raf ömrü oldukça uzundur ancak hava ile temasını kesmek, unun tazeliğini korumasına yardımcı olur. Haşlama suyuna bir miktar tuz ve piştikten sonra üzerine Kars tereyağı eklediğinizde, mutfağınızda Kars yaylalarının o samimi kokusunu ve asırlık lezzet geleneğini hissedeceksiniz.





