Tanım
Kars mutfağının dünyaca ünlü sembolü ve gurme sofraların en seçkin konuğu olan Kars kazı, sadece bir yemek değil, asırlık bir sabır ve doğallık hikayesidir. Bu eşsiz lezzeti diğer kümes hayvanlarından ayıran en büyük sır, kazların bahar aylarında Kars’ın yüksek rakımlı yaylalarında binbir çeşit çiçek ve taze otla beslenmesi, kışın ise toprağa düşen ilk karı yemeleridir. “Kar yiyen kaz” olarak bilinen bu gelenek, kaz etinin o kendine has yoğun aromasını kazanmasını ve içindeki yağın olgunlaşmasını sağlar. Kesim sonrası geleneksel yöntemlerle tuzlanıp kurutulan kaz etleri, serin yayla rüzgarında dinlendirilerek o meşhur lezzetine kavuşur.
Gerçek bir Kars kazını pişirdiğinizde, mutfağınızı saran o iştah açıcı koku sütün ve temiz doğanın bir kanıtıdır. Hiçbir katkı maddesi, koruyucu veya yapay işlem görmeyen bu et, yüksek protein ve sağlıklı doymamış yağ asitleri bakımından oldukça zengindir. Kars’ın en prestijli ikramı olan kaz eti, genellikle haşlandıktan sonra fırınlanarak servis edilir. Kazın kendi suyu ve yağıyla pişen bir bulgur pilavı, bu ziyafetin tamamlayıcı unsurudur. Etin lif lif ayrılan yumuşak dokusu ve derisinin çıtırlığı, her lokmada Kars’ın sert ikliminin ve tertemiz doğasının bereketini hissettirir.
Ürünün o kıymetli aromasını ve dokusunu koruması için saklama koşulları hayati önem taşır. Kurutulmuş ve tuzlanmış yapısı sayesinde serin bir yerde muhafaza edilebilse de, tazeliğini en üst seviyede tutmak için buzdolabında veya dondurucuda saklanması önerilir. Pişirmeden önce tuzunu salması için bir gece önceden suda bekletmek, lezzeti dengelemek için harika bir yöntemdir. Kars’ın bu asırlık mirasını sofranıza taşıyarak, aileniz ve sevdikleriniz için unutulmaz bir Anadolu ziyafeti hazırlayabilirsiniz.





